Koskoca iki sene geçti. 

Ve aynı oranda sevmeyi başaramadım hiç. Önceleri birazcıktı.. Çok az.. Sonra daha fazla. Biraz daha.. Azıcık daha derken, kalbimde ona ait kocaman bi sevgi yumağı oluştu.

O olmadığında nefes alamadığım da oldu, ondan nefret ettiğim de. Nefreti ve kızgınlığı tam beceremesem de, güzeldi yaşattığı her duygu. Yakın zaman içersinde 25. ay olacak diye ilk günlerdeki gibi koca bi gülümseme yayılıyor yüzüme. 

Sesi tuhaftı, ince. Sevdiği şarkıları sevmezdim, bana yabancıydı. Okuduğumuz, gördüğümüz, hoşlandığımız hiç birşey birbirine uymuyordu.

Hala uymadığı oluyor.

Ama ben, onun bana yaşattığı her saniyeye, her mutsuzluğa, her gülüşüne aşığım..

 


Bütün açıklı aşk şarkılarına ihtiyacım var! 

Olmasalar da olur aslında, nasılsa göz bebeklerim boş bakıyor.  

İlk dinlettiğin şarkı gibi, hoşsun. Hep diyorum ya ” aslında sen olmalıydın “. Ama yoksun. Bunu kaçıncıya söylüyorum?

Hep başkasını severmişsin, öyle duyardım. Onun için ara ara kederlendiğin de olurmuş, ama geçermiş. Çünkü sen şarkılarla konuşurmuşsun. Ben beceremezdim. 

Seni her düşündüğüm an, karın boşluğuma koca koca tekmeler yerdim. Kalbim ciğerlerimin arasında kaybolurdu.

” Anlatırken zamanlar birbirine giriyor “ 

Bana sıkıca sarılacak bi dosta ihtiyacım var şu sıralar. Ama kaybettim. Seni de..

 Diyorum ki, senin de baş ağrıların olmasın her gece onun için. Benim için gül mesela, evrene mutluluk yollayalım o saçma kitapta anlatıldığı gibi. Bu kez ikimiz için.

Hani üzülmeseydin diyorum onun yüzünden. Dünya karışık bak, bak başa çıkamayabilirim. Hem evren sensiz mesajlarımı da kabullenmeyebilir. Geri dönmeyebilir. 

Diyorum ki senle ben ne güzel olurduk camdan kalplerle.


trambahngast:

(via FRIDA on the Behance Network)


” Ben gelemem nolur sen git, ben gelemem git! “


[Flash 9 is required to listen to audio.]

İnsana dinledikçe huzur veren şarkılar vardır bir de, dinledikçe hatırladıklarımız yüzünden mutlu edenler. 

” mutluluk kaç parçadan oluşuyor? “ 


Anonim said: Senın yas kaç hocam bır turlu karar veremedım ya :)

17


Beni sevmeyi başarsaydın eğer, bunu yapabilseydin dünyamı daha yaşanılası kılardın.

Sen gittin.

Otobüs duraklarında bekledim, yo yılmadım. Her güne bi aşk sığdırdım. Sığırdın çünkü. Küçücük bi kalbi sevmeyi beceremeyen hayvanın teki! Hakaret olarak algılamamalısın. Bilirsin mutsuz olunca hep söverim. Sanki rahatlatıyormuş gibi. Aksine! Daha da sinirendiriyor. 

Ama gülüyorsun. Karşımdasın. Mutluyuz.

Olabiliriz.

Tabi şarkıları ard arda dinlerim, sigara içmiyorum hayır. Hayır tabi. Çünkü giderken onları bile sağlam bırakmayı başaramayacak kadar kin beslettin kendine!

Oysa ben insanlardan nefret etmem.

Eski kasetler gibiydik zaten. Kalemle başa sarılmıyordu. Belki serçe parmakla..

Yani, yeni bi hayat deneyebilirdik. Burda kalsaydın eğer. Şey, biz güzel olurduk. 

Ne güzel şarkılar dinletecektim sana. Bir kereliğine katlanacak kadar sevecektin hepsini. Sana yazdıklarımı da birer kez okuyacak kadar tahammül edecektin elbet.

Kasetlere ne oldu sonra?

Çok mu karışık yoksa hayat? Yoksa söylediklerim? .. Çok mu masal konuşuyorum ben?  


  • K: Git.
  • E: Hep git dedin bana.
  • K: Çünkü sen her zaman gidiyorsun. Yaptığın en iyi şey gitmek. Ve bi insanın gitmesini sağlamak.

Yüzümde ip atlasınmış mutluluk. 

Çocuklar eğlenip dururken dudaklarının kıvrımında, ben gidişini izliyordum. Gamzeler bu yüzden mi oluşuyordu yoksa, tam kavramış değilim. 

Fizik kurallarına uyuyordu zaten ölümüm. Ölüm fizik kurallarına uyar mı ki? Ölüm hangi kurallara uyar ki gelmek için, ve götürmek.

 Ölüm zaten hep zamansızdı, üzülmek bile boş. 

 Sen hangi şarkıyı seversin? Paylaşmadığın yüzlerce şeyden biri de bu. 

O kadar cimriydin ki. Ama ben seni severdim, buna rağmen.

Ufak tefek sorunlar olmasaydı ölmeyebilirdim.

Ölmeseydim mutsuz hayallere bile sahip olabilirdik, ama mutlu kılardık. 

Yapamayacağım daha fazla, lanet olsun.

Neyi yapamayacağım ki?

Biri şu lanet yapay kuş seslerini sustursun, boktan dizilerde nerde gülmemizi anlatan kahkaha efekti gibiler. Boş.

Tırnaklarım ağrıyor. Ayak parmaklarım acıyor, üzerlerinde yürümekten. Hani balerinleri severdin ya, ondan. Yo ama senin sevgin balerinlere değil, ben taklit ederken yüzümde gördüğün şapşal ifadeyeydi. 

Söz veriyorum sana, gerçekten. Senin sözlerin gibi değil ama gerçekten söz veriyorum. 

Herşey güzel olacak..  


© NIZ